Tütün siparişi vermeniz için 7 gün 24 saat +90 0542 542 74 84 numaralı telefondan bizi arayabilir yada ihparlak@hotmail.com adresine e-mail atabilirsiniz İSTERSENİZ NUMARINIZI BIRAKIN BİZ SİZİ ARAYALİM.

Anasayfa Tütün Nedir

kapidaodeme

PostHeaderIcon Adiyaman Tütünü Hakkında

Tütün

<< Adıyaman Çelikhan tütünü satış 1 kg 50 TL. 0542 542 74 84  >>


tutun ayirmaAdıyaman çelikhan tütünü ile ilgili yazdığım daha önceki yazımla başlayan serüvenle birlikte bir yıldır paket sigarayı bırakıp tütün içmeye başladım. Bu süreçte denemediğim tütün çeşidi, araştırmadığım doküman kalmadı diyebilirim. Bu bilgiler ışığında şimdiye kadar içtiğim en kaliteli tütünün Adıyaman Çelikhan tütünü olduğunu söyleyebilirim. Gerçi en kaliteli tütün Bitlis tütünüdür şudur budur diyen uzmanlar da var ama ben henüz Adıyaman Çelikhan tütününden daha kaliteli bir tütüne rastlamadım.

 

Kendi sigarasını sarmak isteyenlere öncelikle belirtmek isterim ki, DRUM vs gibi isimlerle satılan ithal tütünleri boşverin. Yıllardır hepsini deneyen birisi olarak Adıyaman Çelikhan tütünü üzerine tütün yok. Ayrıca bu tütünlerin raf ömrünü uzatmak için çeşitli katkı maddeleri kullanılmaktadır ki zaten zararlı olan sigarayı iyice ölümcül hale getiriyor.

 

Adıyaman tütünü nasıl anlaşılır?

 

Tütün alırken “test içimi öncesi” ve “test içimi” olarak ikiye ayırıyorum.

 

TÜTÜN TEST İÇİMİ ÖNCESİ

 

Renk: Adıyaman tütünü genellikle koyu sarı renginde olur. Ancak bu genel kural değildir. Farklılık gösterebilir. Sapsarı da olmayacak, olursa kükürtlüdür. Liflerin arasında yeşil renkli liflere rastlıyorsanız o tütün o senenin tütünüdür.

 

Kaba olmalıdır: Tütün, kütük gibi sertleşmiş ve hatta taşlaşmış olmamalıdır.

 

Toz oranı: Yüksek olmamalıdır. Bunu anlamak için tütün çuvalının alt katmanlarını kendiniz inceleyeceksiniz. Her tütünden bir miktar toz çıkar ama fazla olmamalıdır. Oran nedir derseniz; kendiniz karar vereceksiniz… Sonuçta toz atıktır. İçimi kötüdür içilmez. Ne kadarına musamaha gösteriyorsanız o kadar olacak. Ben bir tutam tütün salkımını elime alıp salladığımda fazla toz dökülmemesini isterim. Ayrıca yukarıda belirttiğim gibi tütün, kütük gibi sertleşmiş olmamalı ki toz oranını anlayabilesiniz. Kaya gibi olmuş tütünün toz oranı çok yüksek oluyor genellikle.

 

Damar oranı: Tütün de damar fazla olmamalıdır. Tütüne baktığınızda kesit olarak geniş kısımlar görürsünüz. onlar damardır. Yaprak ince olur. Damar ise daha geniş ve sanki odunu ince ince dilimlemiş gibi bir görüntüsü olur. Yetiştirilirken fazla sulanan tütün damarlı olur ve içimi iyi olmaz.

 

Kıyım: kişisel tercihe göre değişir. Ben orta kıyım tercih ediyorum. Bu sayede, sarılan sigara daha kaba olup arada daha fazla hava kaldığı için içimi de daha hafif ve güzel oluyor. Ayrıca yanması da güzel oluyor. Çok kalın kıyım tütünün yanması biraz daha zor oluyor ve ayrıca sert oluyor. İnce kıyımda ise toz oranı çok oluyor. Ancak tabi her zaman istediğimiz şekilde bulamıyoruz. Diğer özellikler istediğim gibi ise kıyım konusu göz ardı edilebilir bana göre. İnce, orta, kalın kıyım ise literatürde şöyle geçiyor; İnce kıyım 0,50-0,65 mm, Orta kıyım 0,70-0,85 mm, Kalın kıyım 0,90-1,00 mm… Zamanla bunlara gözleriniz alışıyor. Cetvel vasıtasıyla ölçmeye gerek yok 

 

Koku: Burada duman kokusundan bahsetmiyorum. Sarılmadan, kıyılmış haldeki kokusundan bahsediyorumm. Literatürde kıyılmış haldeki kokusu ile duman kokusu farklı değerlendirilir. Adıyaman Çelikhan tütünü bal gibi kokar. Bence en önemli özelliği budur. Tütün çuvalına burnunuzu eğdiğinizde buram buram bal kokusu alırsınız.

 

Nem oranı:  Satın alırken çok fazla nemli ya da çok kuru olmamalıdır. Çok nemli tütün çabuk bozulur. Kurusu ise sarılmaz dağılır. Her ikisi de içime olumsuz etkiler. Tütünün gerçek tadını almanıza engeldir. Özellikle kuru tütün acı olur. İdeal nem oranının en pratik anlama yöntemi, bir miktar tütünü avucunuza alın sıkıp bırakın eski haline dönüyorsa ideal nem oranı budur. Hamur gibi sıktığınız şekilde kalıyorsa fazla nemlidir. Kuru tütünü zaten avucunuza alınca anlarsanınız kıtır kıtır olur.

 

TEST İÇİMİ

 

Tütün seçimi yaparken yukarıda saydığımız kurallar genel kurallar olmasına rağemen nihai kararı mutlaka içim testi yaparak vermelisiniz. Zaten işin uzmanları da böyle yapıyor. Bu konuda literatürde çok geniş içerik bulunmaktadır. Hepsini araştırmış ve uygulamaya çalışmış birisi olarak kendi pratiklerimle aşağıdaki şekilde özetliyorum.

 

Test içimi yaparken

 

 

 

  • Sigara ısınana kadar ilk birkaç nefesi dışarıya üfleyeceksin içine çekme. Sigaranın dörtte biri yandıktan sonra tütünü denemeye başlayın.
  • Acele etmeden sakin sakin ve farkında olmaya çalışarak içeceksin.
  • Aç karnına içim yapmayacaksın.
  • İçime başlamadan önce bir bardak su ile ağzındaki diğer tatları temizleyeceksin. Birden fazla tütün deneyeceksen, her tütün değişiminde tekrar aynı şeyi yapacaksın. (su dışında meyva suyu vs kullanmayacaksın)
  • Katran oranı yüksek olmamalıdır. Ben bunu eczanelerde satılan sigara filtreleri ile yapıyorum. O filtrelerde katran biriktiği için az çok katran oranını belirleyebiliyorum. en uygun katran oranını belirlerken yine önceki tecrübelerinizden faydalanacaksınız.
  • Kül beyaza yakın açık gri olacak. Kaliteli tütünün en önemli göstergesi budur. İyi yanan tütünün kül rengi beyaza yakın olur. Ne kadar açık renkli ise o kadar iyidir. İyi yanmadan kömürleşen tütünlerin rengi koyu olur. Kül ne kadar koyu ise o kadar kalitesizdir.
  • Deneyeceğiniz tütün çok nemli ya da çok kuru olmayacak. Yoksa tütünün gerçek tadını alamazsınız, yanılırsınız.
  • Bir oturumda 4 çeşitten fazla tütün denemeyeceksin.
  • Birden fazla tütün deneyeceksen, denemek için sardığın sigaraları sonuna kadar bitirmeyeceksin. Bitiriyorsan diğer tütüne geçmeden önce 5-10 dk bekleyeceksin.
  • Duman kokusu, tiksindirici veya hoşa gitmeyen olmamalıdır.

 

Peki tütünü içiyoruz kendimize uygun olup olmadğını nasıl anlarız? Bu soruya ancak kendiniz karar verebilirsiniz ancak ben size, bakacağınız birkaç kriteri yazacağım;

 

Sertlik:

 

Lezzeti etkileyen en önemli faktördür. Nikotin oranı ile doğru orantılıdır. Nikotin oranı arttıkça sertlik derecesi de artar. Tütünü içerken elde edilen tatmin duygusuna ve ağızdaki(bünyedeki) fizyolojik etkisine bakılır. Tatmin duygusu ne kadar düşük ve fizyolojik etkisi ne kadar az ise tütün o kadar hafiftir. Yine başka bir ifade ile tatmin duygusu ne kadar üst seviyede fizyolojik etkileri fazla ise tütün o kadar serttir. Fizyolojik etkiler nelerdir derseniz;  doygunluk hissi en temel etkidir. Ama bazı tütünler o kadar serttir ki insanın midesini bile bulandırır vucudunu birkaç dakikalığına allak bullak eder. Sertlik dereceleri literatürde şöyle sınıflanır; hafif (yavaş) tütünde nikotin oranı %1 in altındadır, normal (tok) tütünde nikotin oranı %1 civarındadır, sert tütünde nikotin oranı %1 in üzerindedir.

 

Benim tercihim normal sertlikte tütün oluyor.

 

Tatlılık:

 

Bazı tiryakiler bunu pek göz önünde bulundurmaz. Ancak ben dikkat ederim. İçim tatmininin yanında ağızda bıraktığı lezzete de önem veririm. Tatlılık kısaca karbonhidrat (şeker) oranı ile ilgilidir. Test ederken, dumanı ciğerlerinize çekmeden ağızda 5 saniye kadar tuttuktan sonra dışarıya bırakırsınız ve dil üzerinde buraktığı tatlılık oranını incelersiniz. Literatürde çok tatlı (şeker oranı %12 ile %15 arası) dan, acıya (şeker oranı yok denecek kadar az) kadar giden oranlardan bahsedilir. Bu konuda tam istediğimiz şekilde tütünü bulmak mümkün olmuyor tabi. Ancak ağızda hoş bir etki bırakacak ve bu konuda beni tatmin edecek kadar bir tatlılık ararım. Siz de kendi deneyimlerinizle bu oranı belirlemelisiniz.

 

Yakarlık:

 

Boğazda ve ciğerlerde ortaya çıkan yanma hissidir. Nikotin oranı düşük, fazla şekerli ve tatlı içimli tütünlerde kendini daha belirgin gösterir. Buraya dikkat, alacağınız hafif tütün büyük ihtimalle boğazınızı ve ciğerlerinizi çok yakacağı için size sertmiş gibi gelecektir. Sertlik ile yakarlık farklı şeyleridir ve ters orantılıdır. Yani sertlik oranı düşük (düşük nikotinli) tütün, büyük ihtimale hem boğazınızı yakar hem de gerekli tatmini vermez. Her zaman böyle olmasa da bazen istisnaları da olsa durum genellikle böyledir. Yani tütüncüden en hafif tütünü isteyip, sonra da “bu boğazımı yakıyor çok sert” derseniz yanlış yaparsınız.

 

Son olarak satın alım miktarı konusunda öneride bulunayım. 1 kilodan 50 paket, yani 5 karton sigara çıkar. 1 aylık tütün ihtiyacınızı almanızı tavsiye ederim. Daha fazla ya da daha eksik değil.  Az alırsanız beğendiğiniz o tütünden tekrar bulma şansınız olmayabilir. Yan yana olan iki tarlada yetişen tütünler bile farklılık gösterebiliyor. Fazla alırsanız saklama konusunda sorun yaşayabilirsiniz.

Tütün Mamulleri
 

Aslında hepsi birer keyif maddesi olan tütünün çeşitli tipte tüketim şekilleri vardır. Tütün mamullerinden sigara, paket(kıyılmış) tütün, puro, pipo ve tömbeki çeşitleri yakılarak; enfiye buruna çekilerek; çiğneme tütünü de ağızda çiğnenerek kullanılır. Kullanımları değişik olan tütün mamullerinin de üretimleri birbirinden farklılıklar gösterir. Her çeşidin ayrı makine, tesis ve cihazları; hatta ayrı organi­zasyonları vardır. Bu tütün mamulleri sırasıyla, *

1-Sigara: Kıyılmış tütünün makinelerde otomatik olarak sigara kâğıdına sarıl­mış şeklidir.
2-Paket Tütün: Kıyılmış tütün ve defter halindeki sigara kâğıdından oluşur. Sigarayı içi­ci kendi zevkine göre kendi sarar.
3-Puro: İçi parçalı tütün ve dolgu puroluk, üzeri içi ve dış sargılık puro tütün­lerinden yapılır.
4-Pipo: İri kıyılmış ve özel olarak kokulanmış tütünlerdir. Pipo denilen araçla içilir.
5-Tömbeki: Parçalı olarak kıyılmış tömbeki tütünüdür. Nargile denilen ve için­de su bulunan özel bir araçla içilir.
6-Enfiye: İçine özel koku konulan toz tütünden yapılır.
7-Çiğneme Tütün: Tütünden yapılan bir çeşit çiklettir. Dünyada daha çok Kentucky tütününden yapılır. Ülkemizdeki Hasan Keyf tütünleri bu amaçla üretilmektedir. Asıl ismini aldığı Dicle kenarındaki üretim yerlerinde artık üretimi yapılmayan çiğnemelik tütünümüzün son yıllarda Gaziantep dolaylarında üretimine rastlanmaktadır. Yurt içinde daha çok Gaziantep ve çevresinde kullanılan çiğneme tütünlerin neredeyse tamamına yakını Mısır’a ihraç edilmektedir.
Bütün dünyada olduğu gibi Ülkemizde de çeşitler arasında üretim ve tüketim yö­nünden birinciliği sigara almaktadır.
Bu gün dünyada harmanlarına göre beş grup sigaranın üretimi yapılmaktadır. Bu gruplar:
1-Oriental veya Türk tipi sigaralar
2-Amerikan tipi sigaralar
3-İngiliz tipi sigaralar
4-Fransız tipi sigaralar
5-Diğer tip sigaralar ve mamullerdir.
1-Oriental veya Türk Tipi Sigaralar: Bu tip sigaralar oriental tip tütünlerden yapılır. Türkiye, Yunanistan, Bul­garistan, Makedonya ve eski Yugoslavya topraklarında yetiştirilen küçük boyutlu, ince dokulu, ince damarlı, az nikotin, zifir ve çok az arsenikli ve bol aromalı olan tütünlerden meydana getirilen bu grup sigaralar, filtreli veya filtresiz olarak içilebilen, hafif, tatlı içimli ve tabii hoş kokuludur. Tekel tarafından üretilen bu özellikteki sigaralar artık Tekel’in özelleştirilmesinden sonra harman olarak tamamen ortadan kalkacağı düşünülmektedir.
2-Amerikan Tipi Sigaralar: Bu tip sigaralar ise Amerikan tipi tütünlerden yapılır. Çoğunlukla Amerika, Brezilya ve Zimbabwe gibi ülkelerde yetiştirilen Virginia, Burley, Maryland ve Kentucky menşeli, büyük boyutlu, diri dokulu, kalın damarlı ve nikotini fazla olan tütünlerden mey­dana getirilen sigaralardır. Filtresiz içilmeleri zordur. Bu nedenle % 90'ı filtrelidir. Filtrelerin süzme güçleri etkilidir. Günümüzde karbonlu filtrelerin kullanımı yaygınlaşmıştır Bir kısım harmanlara % 5–15 oranında oriental tütünler katılır. Asıl özellikleri, harmanları tatlandırmak için çeşitli soslar ile değişik kimyasal esanslar ve sun'i kokular veya ağza serinlik verici mentol katılmasıdır. Bu grup sigaralar tok veya setçe, çok tatlı, sun'i kokulu veya mentollüdür.
3-İngiliz Tipi Sigaralar: Bu tip sigaralar çoğunlukla Amerikan, kısmen de Oriental tütünlerden yapı­lır. Özelliği Amerikan sigaraları kadar sert olmayışları ve harmanlarına hiçbir kat­kı maddesi (sos ve sun'i kokular) katılmaması, renklerinin açık sarı olmasına önem verilmesidir. Bu grup sigaraların daha çok filtreli içilir, sertlikleri hafif, tok veya sertçe tok, tatlı ve tabii kokuludur.
4-Fransız Tipi Sigaralar: Bu grup sigaraların nikotin ve zifirleri fazla, renkleri koyu kırmızı, tatları az, lezzetleri acımsıdır. Filtreli ve filtresiz çeşitleri vardır. Fransız tipi sigaralar Ülkemizde hiç üretilmemiştir.
5-Diğer Tip Sigaralar ve Mamulleri: Bu gruba giren sigaralar dört gruba girmeyen değişik içim zevkindeki bölgesel ve Ülkemiz koşullarında ticari değeri önemli olmayan diğer sigara tipleridir. Çeşitli Pipo ve Purolarla, Enfiye, Tömbeki ile Çiğneme tütünü bu gruba eklenmektedir.

 


Tütün (Nicotiana), 
Solanaceae (patlıcangiller) familyasından Nicotiana cinsinden yaprakları sigara yapımında kullanılan bir yıllık otsu bitki türlerine verilen ad. 
Haziran-Ağustos ayları arasında pembemsi renkli çiçekler açan, 0,75-1,5 m boylarında, bir yıllık kültür bitkisidir. Gövdeleri dik, silindir şeklinde, tüylü ve yapışkanlıdır. Yapraklar sapsız veya kısa saplı, büyük oval, tüylü ve yapışkan, özel kokulu ve acı lezzetlidir. Çiçekler tepede salkım durumunda bulunurlar.

Tüp şeklinde, pembemsi-kırmızı renkli, tüylü ve beş sivri dişli çiçeklere sahiptir. Meyveleri uzunca ve oval şekilli küçük tohumludur.

Tarihçe 

Amerikan Yerlileri (Kızılderililer) Avrupalılar kıtaya gelmeden önce tütün kullanmaktaydılar. İlk Avrupalı yerleşimciler tütün içmeyi kızılderililerden öğrenerek tütünü daha sonra gittikçe popüler olacağı Avrupa'ya taşıdılar. Amerikan Yerlileri arasında tütün eğlence amacıyla değil ayinlerinde ve ancak deneyimli şamanlarınca dini gerekçelerle kullanmalarına karşın Avrupalılar tütünü eğlence ve vakit geçirme amacıyla yaygınlaştırdılar.
Tütün aynı zamanda Amerikanın güneyinin hızla sömürgeleştirilmesine de yol açmıştır. İlk sömürge yayılımının ardında tütün üretimini arttırma isteği de bulunmaktaydı. Avrupalılar Amerika'ya getirdikleri zenci kölelerle açtıkları alanlarda tütün ekimi yapmaya başladılar.
Tütün 1500 yıllarında Antillerden İspanyol gemicileri vasıtasıyla İspanya'ya ve oradan Avrupa'ya yayılmıştır. Anadolu'ya ise Osmanlı İmparatorluğu zamanında (1605) Venedikli tüccarlar tarafından sokulmuş ve kullanılışı kısa bir zamanda yayılmıştır.

 

En Fazla Tütün Eken Ülkeler - 2005
(milyon ton)
 
 Çin 2.51
 Brezilya 0.88
 Hindistan 0.60
 ABD 0.29
 Endonezya 0.14
 Türkiye 0.14
 Yunanistan 0.12
 Arjantin 0.12
İtalya 0.11 
 Pakistan 0.08
Dünya Toplamı 6.38 

Tütün Ekimi 

Tütün ekimi için toprak sonbaharda işlenir. İlkbaharda tarla dikime hazırlanır. Tohum ekilmeden önce suda ıslatılır ve ilkbaharda erkenden yastıklara ekilir. Tütün yastıklarının güneşli bir yerde kurulması lazımdır. Fide yastıklarında ot savaşı, sulama ve gübreleme iyi yapılmalıdır. Fideler 6-8 cm olduğu zaman tarlalarda açılan yerlere dikilir. Dikim genellikle donlar geçtikten sonra mayıs ayında yapılır. Ayrıca iyi ve kaliteli tütün elde etmek için çiçeklenmenin başlangıcında bitki üzerinde 10-15 yaprak kalacak şekilde üst kısmından kesilir. Bu işleme uç alma denir. Tütün 90-120 günde yetişir. Temmuz başından itibaren hasat edilmeye başlanır. Hasat el ile günün erken saatlerde yapılır. Kurutma işlemi birkaç şekilde yapılır (güneşte, ambarda, bacada kurutma). Kurutma bittikten sonra depolara alınan yapraklar su ile ıslatılır (tavlama) yumuşayan yapraklar ayrıldıktan sonra denklenir ve ticarete sevk edilir.
Tütünde kalite çok önemlidir. Tütünün kalitesi üzerinde iklimin önemli rolü vardır. Bu sebeple tütünün belirli iklim ve toprak şartları altında yetiştirilmesi gerekir. Kumlu-tınlı, humuslu ve su tutmayan topraklarda iyi yetişir.
Türkiye'de tütün ekimi yapılan bölgeler şunlardır:

 

  • Ege bölgesi (Akhisar, Söke,Manisa,Denizli,Eşme civarı).
  • Karadeniz bölgesi (Bafra, Samsun, Trabzon civarı).
  • Trakya bölgesi (Keşan, Kırklareli çevresi).
  • Marmara Bölgesi (Balıkesir, Bursa, Bolu, İzmit çevresi).
  • Doğu Anadolu bölgesi (Malatya, Bitlis, Diyarbakır, Muş, Hakkari).

Türkiye'de ince, küçük yapraklı, iyi yanan ve hoşa giden aromalı, kaliteli tütünler (şark tipi tütünler) yetiştirilmektedir. Şark tipi tütünler kurak tip olmaları sebebiyle sulanmadan yetiştirilebilir. Yapraklardan çiğneme tütünü, pipo tütününargile (tömbeki) tütünü, hazırlanır. Sigaralık tütünler şark tipi tütünlerden hazırlanır. ve 

Kullanıldığı yerler 

Tütün yapraklarında tanen, zamk, nişasta, reçine ve alkaloitler bulunur. Bu alkaloitler içinde miktarı en fazla olan Nikotin alkaloididir ve kötü kokuludur. Tütün yaprağından hazırlanan infüzyonlar (% 1'lik) vücut parazitlerine karşı sürülmek suretiyle kullanılabilir. Nikotinin sülfat tuzları zirai mücadelede böcek öldürücü olarak, yaprakları keyif verici olarak sigara imalinde kullanılır. Ayrıca tütün yaprağı özel bir şekilde fermente edilerek kokulandırılıp, toz edilerek enfiye adı verilen keyif verici ve aksırtıcı bir ürün elde edilir.
Tütün tohumları yağ bakımından zengindir. Yerli tütünlerimizdeki yağ oranı % 35-45 kadardır. Tütün yağı boya ve sabun sanayiinde kullanılır , zehirli madde taşımaz.

Tütün üretimi yapan başlıca ülkeler


Bir keyif bitkisi olan tütünün, dış ülkelere sattığımız ürünlerin arasında önemli bir yeri vardır. Ayrıca Türkiye tütün üretiminde ABD, Brezilya, Çin ve Hindistan'dan sonra 5. sırada yer alır. Memleketimizdeki tütün endüstrisi oldukça gelişmiş olup, Tekelin eli altında ticareti yapılmaktadır. Tütün en çok sigara ve puro halinde kullanılmaktadır. Bu sebeple memleketimizde Samsun, Tokat, Bitlis ve İstanbul'da sigara fabrikaları kurulmuş ve halen üretimi yapılmaktadır. Sigara ilk olarak 19. yüzyıl sonlarında İngiltere ve Amerika'da yapılmış ve oradan yayılmıştır.
Türkiye'de Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, 1990'da 290.000 hektarlık tütün alanından 275.000 bin ton ürün elde edilmiştir. Başlıca tütün ekim alanları Ege, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ve Marmara bölgelerindedir.
Tütün üretimi yapan başlıca ülkeler Amerika, Çin, Brezilya, Hindistan, Türkiye, İtalya, Yunanistan, Fransa, Endonezya ve Bulgaristan'dır.


 

Tütün, olağan üstü plâstik (biçim verilmeye elverişli olan )bir bitkidir. Dış faktörler ve çevre koşulları tütün yaprağının anatomik özeliklerini belirler.

 

Memleketimiz tütünlerinin büyük birçokluğunu teşkil eden kseromorf (kuraklığa dayanmak için yapısal olarak değişmiş olan) tiplerin de bu özeliği, yaprak anatomik yapılarında göstermektedirler. Tütün Enstitüleri tarafından yapılan bu çalışmada, Türk tütüncülüğünde yapraklarının küçüklüğü ve kokularının nefasetiyle meşhur olan bil­hassa, yaka arazide yetişen, zenepsiz, kurak tip tütün olan Basma tütünleri ele alınmıştır.. Ege Bölgesi dışında sadece yalnız Gümüşhacıköy’de üretilmektedir. Basma tipi tütünler bu coğrafyada gerçek özeliklerini muhafaza etmektedirler.

 

Tütün Yaprağının Dokusu: Alt ve üst epidermis arasında hücre biçimleri değişik iki parankima görülür. Üst epidermisin altında sık dizilmiş silindirik biçimdeki hücre­ler palisad parankiması katını oluşturur. Yaprağın üst ve alt yüzeyleri sık dizilmiş hücrelerden yapılı koru­yucu iki epidermis(üst deri) katını oluşturur. Üst epidermis katındaki hücrelerin üzerleri kutikula (koruyucu mumsu madde) denilen ince bir deri ve yapışkan reçineli maddelerle örtülüdür.

 

Palisad parankimasının altında dağılmış bir durumda ve çoğunlukla oval biçimde hücrelerden ve geniş hücre arası boşluklarından oluşan sün­ger parankiması bulunmaktadır. Besin maddelerini ileten borucuklar me­kanik doku denilen sık dizilmiş parankima hücreleriyle örtülüdür. Sünger parankiması katında bulunan bu borucuklar yaprağın alt yüzünü yaygın biçimde kaplamış durumdadır.

 

Palisad ve sünger parankiması hücrelerinde koyu renkli ufak tane­cikler biçiminde yaprağın boyar maddelerini bulunduran kromatoforlar vardır. Palisad parankiması hücrelerinin daha sık biçimde dizilmiş olması ve sünger parankimasına göre burada kromotforlar miktarının daha fazla oluşu nedeniyle yaprağın üst kısmının renk görünüşü alt kısmın­dan daha koyu yeşil renkte olmaktadır.

 

Kromatoforlarda yaprağın yeşil rengini meydana getiren klorofil maddesinden başka yaprağın sarı ya da sarı turuncu rengini sağlayan karotin ve ksantofil boyar maddeleri de bulunmaktadır. Tütün yaprakla­rının olgunlaşma döneminden başlamak üzere özellikle kurutma dönemin­de sarartma fazında klorofilin parçalanması sırasında tütün yaprağının rengini etkileyen karotin ve ksantofil maddeleri meydana çıkmak­tadır.

 

Ayrıca epidermis hücrelerinin arasında havanın alış verişine yarayan özel yapılışta stoma (gözenek) denilen delikler bulunur. Stomalar epi­dermis hücrelerinden bazılarının fasulye biçiminde form değiştirmiş iki hücrenin karşı karşıya gelmesinden meydana gelen deliklerdir. Stoma deliğinin bağlı olduğu hücre arası boşluğunun diğer hücre arası boşluk­larla bağlantılı olması dolayısıyla dokunun tüm hücreleriyle ilişkisi bu­lunmaktadır. Yaprağın üst yüzeyindeki stomaların miktarı alt yüzeydekilerden yaklaşık olarak iki katı kadar fazladır.

 

Bu kısımlardan başka yaprağın üst epidermis hücrelerinden bazıla­rından meydana gelen uzantılardan tüycükler meydana gelmektedir. Tütün yapraklarında salgı tüyleri ve örtü tüyleri olmak üzere bunların iki biçimi vardır. Bu tüycükler genellikle geniş bir baş ve bir sap olmak üzere raket biçiminde veya bir kaç kısımdan oluşmaktadır. Salgı tüyle­rinin baş kısımları eterli yağlar gibi aromatik maddeleri kapsamaktadır. Tüycüklerin miktarı ve nitelikleri yaprakların ellerine ve yetiştikleri ortamın ekolojik koşullarına göre değişmektedir.

 

Tütün bitkisinde en küçük boyutta olan uç eller, örneğimiz olan  Basma tütün yapraklarının anatomisi, yandaki şekil de gösterilmiştir. Deri - doku hücreleri, genel olarak çok küçüktür. Deri - dokuların gözenekli, genel olarak, küçük, yuvarlak ve sık olduğu göze çarpar. Bazen bir birine çok yakın, hatta bir kenarları tamamen birleşmiş ikiz gözeneklere(stomalara) de rastlanmaktadır.

 

Kuraklığa karşı bütün bitkiler gibi, kendi cüsselerin de küçültmek zorunda kalan tütün, yapraklarının deri - doku hücreleri de küçük kalmaktadır.

 

Yaprak enine kesitlerde görülen sünger parankimaları (hücreleri kloroplast içeren parankima), eşit sayı hücre kalınlığındadır. Bu hücrelerin her iki kesitteki büyük­lükleri de, aşağı yukarı, eşittir. Deri-doku hücreleri küçük olan yaprakların sünger parankima hücreleri de küçük olur: Yaprak belli bir büyüklük kazandıktan sonra, mezofil (Yaprakta alt ve üst epidermisler arasında kalan, genellikle fotosentez yapan, yaprağın iç parenkiması) hücrelerinde bölünme durur, fakat büyüme devam eder.  Belli bir zaman sonra bu da durur. Hâlbuki deri - doku hücreleri büyümelerine, daha uzun müddet devam ederler. Bu suretle, bilhassa alt mezofil (alt deri-dokuya bitişik tek hücre sırası) hücrelerini bir birinden ayırarak, yaprakta,  hücreler arası boşluklarını meydana getirirler (Garner).

 

Kurak tip yapraklarda hücreler arası boşluklarının küçük kalması, mezofil hücrelerinin, büyüme devresi sonunda, toprakta kullanılabilecek suyun bulunamadığı döneme rast gelmesi sebebiyledir. Bu dönemde turgor basıncı düştüğünden deri - doku hücrelerinin büyümelerine devam edememektedirler. Buna göre, bir tütün fidanında, üst ellere doğru gidil­dikçe, yaprakların giderek kurak bir ana­tomik yapıya doğru meyletmeleri de bu noktayı kuvvetlendirmektedir.

 

Uç yaprak enine kesit­lerin birinde, palisat hücreleri biraz daha uzundur. Bunların sünger parankiması olan oranı yaprağın her yerinde bir değil­dir. Bu kıymetin yaprak kenarına doğru gidildikçe yükselmektedir (Garner). Bazen, yaprağın aynı kesitinde bile, palisat hücre­leri iki sıra olur, bazen de, alt mezofil hücreleri, bilhassa yaprağın dışarıya doğru çıkık olan yerlerinde, palisat, hücreleri kadar uzundur.

 

Bir yaprakta, yaprak ortalama kalınlığı daima değişir.  Yaprak kaidesine doğru gidildikçe azalır. Orta damardan belli bir mesafede,  yaprak uzunluğunun ortasına tekabül eden yerlerde ise kalındır.

 

Ana ellerdeki deri - doku hücreleriyle stomalar, yaprakla paralel olarak büyür. Yaprağın, bilhassa mezofilinin, gerek sak üzerindeki yeri, gerekse ait olduğu tütün fidanının yetiştiği çevre itibariyle, uygun şartlar altında zaman bularak, iyice gelişmekte ve kalınlaşmaktadır. Yaprağın deri - doku dış duvarlarının kalınlaşabilmesi için, daha sonra gelen olumsuz çevre şartlarına karşı koyduktan sonra ve olgunken kopa­rılmış olmasını gerektirmektedir.

 

Bitkinin tohumun oluşumuna önem verdiği, büyüme devresinin sonlarına doğru, uç yapraklar tamamen gelişmeden kırılacakları için, yaprak enine kesitleri tamamlanmamış bir yapı gösterir.   Yapraklar o kadar kalın değildir, genç oldukları için uygun olmayan çevre şartlarına, kısa bir zaman maruz kalmaları yüzünden, deri-doku dış duvarları da çok kalınlaşmamıştır. Teşekkül ettikleri hücreler her zaman, daha küçük ve daha sıktır. Bu durum, yaprak­ların sak üzerindeki yeriyle anatomik özelikleri arasındaki yakın bir ilişki bulunduğunu göstermektedir.

 

Tütün yapraklarının dokusu su faktörüne, yaprağın sak üzerindeki mevkii, mensubu olduğu tütün fidanının yetiştiği çevrenin özel şartları, kırıldığı zamanki gelişme derecesi vb. gibi nedenlerle değişmeğe çok eğilimlidir. Hatta tek bir yaprağın ayrı ayrı yerlerinde bile, aynı değildir.


 


 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

                                                                      bizi-sosyal-medyadan-takip-edin  social-media-icons gplus-32 Adıyaman Tütünü Twiter Sayfası Çelikhan Tütünü Youtube Sayfası Adıyaman Çelikhan Tütünü Wordpress Sayfası